ALI ALIŞIR / SANATÇI METNİ / 2009

Sanal Bedenler.

Sanal Bedenler — Ali Alışır
SERİYİ KEŞFET

Sanal Bedenler sergim, tüketim toplumunda bedenin ve bireyin yerini sorgulamak amacıyla ortaya çıktı. Bu toplumda beden, ruhun yerini almış; sağlık, diyet, terapi ve arzu mitleriyle kuşatılmıştır. Kitle iletişim araçları, bedenlerimizi birer yatırım nesnesine dönüştürürken bizi sürekli olarak onları yeniden keşfetmeye çağırır.

Örneğin bir kadın dergisindeki model ile modern bir mobilyanın sıcaklığı aynıdır: Bu, bir atmosferin sıcaklığıdır. Yeni cinsellik, işlevsel bir iç mekânda sıcak ve soğuk renklerin bir araya getirilmesi gibi, sıcaklık ve soğukluk üzerinden kurulur. Erotizm, arzunun kendisinde değil, onun göstergelerinde bulunur. Cinsellik artık yalnızca kendi alanıyla sınırlı değildir; medyada, sinemada ve edebiyatta dolaşıma girer. Benzer biçimde siyaset de kendi alanının dışına çıkarak dine, sanata, felsefeye ve bilime yayılır. Futbol biraz siyasete, sanat biraz magazine, magazin de biraz sanata dönüşür.

Gerçek, kopyalarıyla; gerçeklik ise görünüşlerle iç içe geçer. Yaşamlarımız her geçen gün simülasyonun içine biraz daha çekilir. Toplum, giderek televizyondaki gibi konuşan, düşünen ve giyinen, birbirine benzeyen bireylerden oluşurken kendi varoluşuna anlam arayan birey gözden kaybolur. Buna bir şeffaflık çağı diyebiliriz: Her şeyin her şeye karıştığı, her şeyin başka herhangi bir şeye dönüşebildiği, herkesin her şeyi söyleyebildiği ya da yapabildiği bir çağ.

Siyaset kamuoyu araştırmalarıyla, reklamlar testlerle, radyoda çalınacak şarkılar ise tüketici panelleriyle şekillenir. Filmlerin sonları ve afişleri anketlere, televizyon programları reytinglere göre belirlenir. Çalışmalarım, bu tersine dönüşü ve sistemin kategorilerinin birbirine geçerek çözülmesini görünür kılmayı amaçlar. Sürekli cinsel, siyasal ve dinsel yönlendirmeye maruz kalan bireylerin çaresizliğini ve parçalanmasını ele alır.

Serumla verilen bir iyilik hâli, kontrollü anestezi, klonlanmış ifadeler ve yaşamlar: Figürler, uykuyu andıran bir durumda sürüklenir gibidir; çevrelerine yayılan mutluluğu yüzlerinde bir maske olarak taşırlar. Sanal bedenlere ve artık arzulanacak hiçbir yönü kalmamış, cinsiyet özelliklerinin iç içe geçtiği yapay kimliklere dönüşürler. Klonlanmış bedenler ve başlar, başka bireylerde vücut bulur. Bu ironi, kültürel ve zihinsel bir klonlanma içinde birbirimizin benzer kopyalarına dönüştürülmemize yönelik sanatsal bir eleştiridir.

Ali Alışır
2009

TÜM METİNLER